1

Nerede O Eski İlişkiler?

Eskilerde, genç kızlar daha utangaç, daha sadık, daha çok sevenlerdi deniyor. Sevdikleri erkeklerin gelip, kendilerine olan hislerini açılmasını beklerlerdi,  işte o zaman “duygunun kadını erkeği yok denilmezdi”. İlk adımı da hep erkekler atardı. Şimdi ise roller değişmiş. Erkekler kızları sanki yarış atı gibi peşlerinden koşturur olmuşlar.  Mesele bu değil aslında eskiden erkekler o kadar reddedilip gururu incinmiş ki, bunun acısını bir sonraki kızdan çıkarır olmuşlar resmen insanı mutsuz etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Aşkın dili yok belki ama merhametsiz de değil. Hem duyguların kadını erkeği de olmaz bence herkes kendine verilen görevini bilmeli. Evlendikten sonra insanlar görevini bilip ona göre yaşamını devam ettiriyorlarsa, bence bu evlenmeden de olmalı. Artık günümüzdeki erkeklerin yürekten sevdiklerini göremiyorum. Varsa bile çok nadirdir. Şimdiki aşklarda ise ayrılıyorlar, ayrıldıktan sonra? “Olmayınca olmuyor” hesabıyla hayatlarına devam edip, yeni aşklara yelken açıp. İste bu kadar basit aşk diyecekler! Yaşanan onca güzellik, anı,duygu mazilerinin arasında yer bulacak. Aşk kaç kere yaşanır, kaç defa aşık olunur? “Bir defa” diyoruz, öyle değil mi? Peki bir defa aşık olunuyorsa diğer duygulara ne denmeli? Hem erkekleri hem de  kızları  eleştiriyorum iki yönü de ele alıyorum aşktan yola çıkarak, “Aşk diye bir şey yok” diyorum. Yaşanılanları bu kadar kolay unuttunuz değil mi bundan önceki aşklarınızı, sevginizi? hani çok sevmiştiniz, Onsuz geçmezdi bir ömür boyu? Onu düşünüp,  onunla uyuyup, onunla kalkmıştınız. Sonra ne oldu o güzel aşkınıza? Bitti değil mi? Ayrıldınız ve bitti. “Bitti” kelimesini söylediğiniz anda bu aşkı bitirdi zaten. Tek bir kelimeyle bitebiliyor mu artık bu aşklar? Hani çok sevmiştiniz, ölüyordunuz ne oldu? Sonra yeniden âşık oldunuz değil mi anlaşılan insan bir kere aşık olmuyor? Doğru insan geldi karşınıza. Deneme ve doğru insanı bulma yöntemiydi aşkınız. Ve bulup anı olarak mazide kaldı dediniz. Oysa ki eşiniz yanlış anlamasın, görmesin diye düşünüp ona dair bütün fotoğraflarınızı yırtmıştınız. Beyninizden de silmeliydiniz, maazallah  eşinizle yaşanacak olan anılara yer kalmazdı belki kim bilebilir. Aşk bir kerelik olan bir şey  değil, aşk diye bir şey yok aslında. Gönlünü hoş tutanı, seni seveni, sonunda da hayatını saygıyla kabullenip, seni el üstünde tutanı hayatına alıp, birlikte yaşlanmak diye bir şey var. Evet böyle bir gerçek var.. Bir de hayal kırıklığına uğramak diye bir şey var. Bunca aşk yazılarını kaleme alıp, aşkı anlatıp, bir insan inanmadığı bir şeyi kaleme alamaz der gibisiniz. Ben de olsaydım, inanın sorardım. İnanmak, yanılmak, bir daha inanmamak diye bir şey var. Aşk diye bir şey yok yanılma diye bir şey var saygı var mesela, aşkı yaratan bir kalp, aşka inanan bir beyin, aşkı sarıp sarmalayan umut dolu insanlar var. Aşk gerçek değil, biz ölünce o da ölmüş olacak. Eninde sonunda yok olacak olan bir şeye inanmak neden? Lütfen hayatınızdaki doğru insanı bulup, evlenin, sevin. Ama artık eski aşklar yok, bunu da bilin. Yalnızca bir insana bağlanıp, o olmayınca onsuz yaşlanmayı seçmek, ya da onunla yaşlanmak diye bir şey yok umut edip kendinizi hayal kırıklığına uğratmayın. ‘Unutmak’ var mesela. Unutmak da hatırlamayı doğurur.

Yorumlar 1 yorum

Dilara Aksoy
2019-08-30
Yazının yazarı Dilara Aksoy. Yazı, değiştirilmiş, kısaltılmış, eciş bücüş bir şey haline gelmiş, kelimeler değiştirilmiş, evlilik sitesinde bile intihal suçu işleniyorsa insanlar nasıl güvenip evliliğe adım atsınlar çözemedim. Orijinali birçok sitede dönmekte ve kitapta da mevcut. Kaldırılmasını rica ediyorum.